MANİSA TİCARET BORSASI BAĞCILIK EĞİTİMİ PROJESİ

Manisa merkez ve Saruhanlı ilçelerinde faaliyet gösteren üzüm üreticileri ile bu alanda ücretli çalışan işçilerin eğitilmesi yoluyla, yörede ihraç edilen kuru üzüm üzerindeki ilaç kalıntılarının azaltılması ve ürünün pazar şartlarına daha uygun hale getirilmesi ile dekar başına verimin artırılması hedeflendiği Bağcılık Eğitim Projemiz büyük ilgi görmektedir.

Manisa İli tarımsal potansiyeli ve tarımsal üretimi ile ülkemizin önde gelen illerindendir. Türkiye toplam tarımsal üretim değerinin yaklaşık % 6’sı Manisa İlinden elde edilmektedir.  Manisa’da 446.5057 hektar tarım alanı mevcuttur. Bu alanın 345.666 hektarı sulanmayan 168.860 hektarı (%32) sulanabilir arazidir. Nüfus bakımından Türkiye’nin 12. büyük ili olan Manisa’da tarımla uğraşan nüfusun oranı %43’tür. 96 tür bitki ve 15 tür kültür hayvanı yetiştiriciliği yapılmaktadır.
Bu ürünler içerisinde çekirdeksiz üzüm üretimi oldukça önemli bir yer sahibidir. Özellikle çekirdeksiz kuru üzüm ürününde Türkiye üretimde 2. sırada, ihracatta ise 1. sırada yer almaktadır. Türkiye çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin yaklaşık %80-85’i Manisa’da gerçekleşmekte ve buradan ihraç edilmektedir.
Manisa’da üretilen çekirdeksiz üzüm, geleneksel bir ihraç ürünüdür. Ege Bölgesi’nde en uygun yetişme koşullarını bulmuş ve yıllardan beri binlerce ailenin geçim kaynağı olmuştur. Ulusal gelire sağladığı pay küçümsenemeyecek düzeydedir. Her yıl sağladığı önemli miktardaki döviz girdisi ile de ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Halkın beslenmesi ve marjinal arazilerin değerlendirilmesi açısından çekirdeksiz üzüm önemli bir geçim kaynağıdır.
Söz konusu proje ile bu sektörün karşılaştığı sorunların minimize edilmesi hedeflenmektedir. Çünkü bu sektörde en önemli sorun, üretimden kaynaklanmaktadır. Dünyaca ünlü çekirdeksiz kuru üzümümüzün üretiminde gübrelemeden ilaçlamaya, kurutmaya kadar yanlış uygulamalarla karşı karşıya kalınmaktadır. Bu sorunların ortaya çıkmasında öncellikle üreticilerimizin bilinçsiz ve eğitimsiz olması gelmektedir. Bunun yanında ilaç firmalarının çiftçiyi yanlış yönlendirmesi, gibi faktörler bu sorunların zamanında tespitini ve etkili çözümünü engellemektedir. Bu durum da firmalarımızı dünya pazarlarında rekabet edemez duruma getirmektedir.
Üreticilerin bilinçsiz ilaç, gübre ve hormon kullanımı, ürünlerde ilaç kalıntısına sebep olmakta bu durum hem ihracatta sıkıntılara yol açmakta hem de ürün ve ülke imajımıza ciddi zarar vermektedir.
Çekirdeksiz kuru üzümün pazarlanmasında yaşanılan sıkıntıların da benzer özellikler taşıdığı görülmektedir. Kuru üzüm ihracatında son zamanlarda Okratoksin A problemi yaşanmaktadır. Kuru üzüm ihracatımız için önemli bir pazar olan AB, 2002 tarihinden itibaren kuru üzümlerde 10 ppb sınır değerini, 2005 yılından itibaren de 5 ppb değerini uygulamaya başlamıştır. Ne yazık ki ülkemizdeki üretim düzeyi henüz istenilen noktaya gelmemiştir.
Bir diğer önemli sorun ise üretim yoğun olduğu yıllarda karşılaşılan arz fazlası problemidir. Üretimde istenilen kalite seviyesinin yakalanamaması yeni pazarlar bulma ve hali hazırdaki pazarları genişletmeyi engellemektedir. Bu da belirli bir üretim düzeyini zorunlu kılmakta üretim artışı söz konusu olduğunda ürünün değeri maliyetlerin de altına düşmektedir.
İlk etap çiftçi bilinçlendirme çalışmaları olacaktır. Nerede hata yapıyorlar? Nasıl önlem almaları gerekir? Kullanmaları gereken ilaçları, bunların miktarı ve zamanı nasıl olmalı. Bütün bunlar anlatılacaktır. Bu teorik aşama tarla başında pratik uygulamalarla da desteklenecektir. Bunu başarmak için tecrübeli, bölgeyi ve bağcılığı çok iyi tanıyan Ziraat Mühendislerinden faydalanılacaktır. Bu mühendisler, bilgilendirmenin yanında, üretim esnasında herhangi bir hastalıkla karşılaşıldığında anında tüm belediyeliklerde, tüm tahtalarda uyarılarda bulunacaklar, ulaşabildikleri tüm üreticilere ulaşarak neler yapmaları gerektiğini anlatacaklardır. Burada amacımız en düşük maliyetle, en az kalıntıya sebep olara en yüksek verimi ve en kaliteli üretimi almaktır.
İkinci aşama ise üretilen kaliteli ürünün ticari hayatta karşılığını alabilmesini sağlamak olacaktır ki bu aşama, bir önceki aşamanın doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkacaktır. Bu projenin tanıtımı ve sonuçlarının anlatımı Borsamız tarafından yapılacaktır. Sonuç olarak Projeye dahil olan çiftçilerin ürünlerine daha yüksek fiyattan alıcı bulmaları hedeflenmektedir.

Tüm bunların sonucunda, dünyaca ünlü çekirdeksiz kuru üzümümüz kalitesi itibariyle yurtdışı pazarlarda hak ettiği değeri bulacak, ihracatımızda yaşanılan artışla da arz fazlası diye bir problemimiz kalmayacaktır. Ancak bilinçli ve kararında kalıntısız ilaç kullanmak en önemli unsurdur. Artık dünyada insan sağlığının çok öne çıktığı kabul edilen bir gerçektir. Türk kuru üzümümüzü tüketen Avrupa Ülkeleri ve Amerika pazarı kurşun ve ilaç kalıntısına önümüzdeki yıllarda daha fazla önem verecektir. Bu itibarla, çiftçimize de şimdiden gerekli eğitimin verilmesi ve bu konuda önlemler alınmasının zamanı gelmiştir.

           

»Daha fazla bilgi için tıklayın...

 
Anasayfa  |  Hakkımızda  | İletişim